Temmuz 24, 2012

Prag'a bir ki...


Prag yazılarının mürekkebi kurumadan bir iki ayrıntı da benden.. Uyurgezer’in yazdıklarına ek  bilgiler..
1-   Memlekete turla gidildiğinde ilk ayak basılan yer Aziz Vitus Katedrali.. Her bir taşı oylum oylum oyulmuş, şehri tepeden gören bir mekana yerleştirilmiş katedral, piramitlere şaşıranları daha da şaşkın hale getirecek devasa bir boyuta sahip. Yapımına 1344 yılında başlanmış bitmesi  yüz yılı almış katedralin-zaman zaman aksilikler olduğu için ara verildiğinden her dönemin etkilerini taşıyor- yapının en ilginç ayrıntılarından biri su olukları.. Ahan da fotoğrafta görünüyo.. oluklarda biriken suyu akıtmak için yapılan bu akla ziyan heykellere gargoyle (gargoille-fr.) adı veriliyor, gotik mimaride. Belkim kim milyoner olmak ister yarışmasında çıkar mıkar aklınızın bi köşesine sokun. Grange’ın son romanı Sisle Gelen Yolcu’da da bu kelime iki kere geçiyo, hayal etmeniz bakımından bi faydam dokunsun, bu kıyamı da unutmayın.

  2- Uyurgezer bi köpek heykelini okşamış Prag’a geri gelmek için ya, benim elimi sürdüğüm bronz rölyefin üstünde ise Aziz Jan Nepomucky heykeli uzanıyordu. Ha bu adam kim? Valla Aziz işte. Karl 4.Vaclav öldürmüş adamcağızı. Sonra da köprüden aşağı atmış. Söylentiye göre aziz suları boylarken, ruhu da göğe yükselmiş. İşte el sürülen yerde bunu anlatan bir kabartma var, Prag’a ayak basan her bir kişi buraya da elini bastığından pırıl pırıl parlıyor.




3-   Ünlü saat kulesinin olduğu eski şehir meydanının bir alt sokağında her gün kurulan Pazar yeri, bu şehirden dönmeden önce alacağınız hediyelik eşyalar için en uygun yerlerden biri.. Ne ararsanız var.. Magnetler, kuklalar, tahta oyma eşyalar, oyuncaklar..

4-   Bu küçük şehirde ulaşım o kadar kolay ki.. aslında çoğu zaman tabana kuvvet vermekte fayda var..zor da değil.. ola ki yorulur, diliniz bir karış dışarı çıkarsa metro şehrin her yerine ulaşımda ilk kullanacağınız araç.. Planı da bir bakışta çözebiliyorsunuz.. Bulunduğumuz yer Staromestska durağı..





5-   Uyurgezer Terezin Nazi kampını tercih ederken ben Karlovy Vary kaplıcalarını seçtim.. Ne de olsa ona göre yaşlı sayılırım. Kaplıca daha iyi gider diye düşündüm. Şöyle sıcak sıcak ayakları sokup bi  rahatlayayım. Prag’ın 130 km batısında bir yer. Bir yer deyip geçiştirdim içim rahat etmedi, cennet gibi bi şey.. Cenneti gördüm de mi konuşuyom..Eveeet. 12 kaplıcanın bulunduğu lüks tatil beldesi aynı zamanda cam ve porselen üretiminin de merkezi. Yollar trafiğe kapalı, beldenin girişinde geldiğin karbonmonoksit üreten ne varsa bırakıyor, ayaklarına kuvvet duası okuyorsun. Çok da kocaman bi alan değil aslında.. Sıcak sular kaynaklardan 6-7 metre fışkırarak çıkıyor ve 70 derece.. Hikayeye gelince: Efendim, 4.Karl ava pek meraklı bir kişiymiş, bu kaplıcanın bulunduğu alana gelmiş günlerden bir gün.. o ceylan senin bu karaca benim diye gezip dururkene pek çok sevdiği köpeği- hayvan tabi- koşturup gitmiş, o zamanlar akıp duran bu sıcak sulara düşmüş-nasıl düştüyse- haşlanmış hayvanceğiz. 4. Karl da anısına burayı kurmuş.. Sevgilisi mevgilisi düşse idi ne kurardı artıkın tahmin edin..

6-   Eski şehrin her yeri tabi ki eski binalarla dolu ama öyle bildiğimiz eski binalar değil, korunmuş, güzelleştirilmiş.. Her binanın kapısında bir mavi bir de kırmızı plakalarda iki farklı numara bulunuyor. Kırmızı plakadaki numara o binanın yapılışı sırasında kaçıncı bina olduğunu, mavi plaka ise günümüzdeki adres numarasını gösteriyor. Haa, binaların bir çoğunun üstünde de farklı resimler var. Onlar da numaralandırmanın olmadığı zamanlarda kim nerede oturuyor bulmak için; oturan kişi ne halt iş yapıyorsa o işi simgeleyen resimler.. Fotoğraftaki Prag’ın ünlü binalarından biri: Üç keman plakası.. Şimdi güzel bir kafe var altında..



7-   Ulaşımın kolaylığından söz etmiştik. Metronun yanı sıra bu tramvaylar da her yöne gidiyor.. Prag’a ayak bastığınızda tramvay ve metronun bir arada bulunduğu haritalardan edinin.. Sonra yallah..  yoruldunuz..bayıldınız..Dinlenmek için bir yer arıyorsanız.. iki önerim var..  Eski şehre göre nehrin diğer yakasına geçin.. Kampa parkı tam karşınızda… Ağaçlar..nehir..Üst baş fora edilmiş güneşlenenler.. Tuvalet..yiyecek büfeleri..orada.. Bir de yine aynı yakada.. Petrin tepesi.. Aşağıda biraz dinlenip, nefese kuvvet yürürseniz yukarı doğru, önce minik bahçelerle, sonra gözlemeviyle karşılaşacaksınız.. Güneş saatlerinden saati tahmin etmece oynadıktan sonra, bi kuvvetle tepedeki gözlem kulesine tırmanın.. Prag ayaklarınızın altında…





   Bu üç fotoğraf da sokak aralarında göreceklerinizden.. Bisiklet park yerleri.. Kukla dükkanları… ve saat meydanından opera binasına giden ara yollardan birinde neden orada durduğunu bilemediğim asılan adam..
















Gezinin sonunda da böyle oluyonuz..Arkada görünen Vaclav Havel caddesi...
Öneri: 1-içmek için Beherovka alın
          2-içmemek için Absent alın.. Alkol derecesi 78. Van Gough'a kulağını kestiren Yeşil Peri diye de anılan içkiyi içmek için eroin seramonisine benzer bi işlem gerekiyor..öğrenin..yapmayın bence..
          3- gulaş yiyin..
          4- av etleri bi harika..
          5- John Lennon duvarını arayıp bulun.. Charles köprüsünden aşağıya inen merdivenler var.. oralarda bi yerde.. 
          6- Turlanın gitmenin avantajlı yanı otel-uçak-sabah kahvaltısı üçlüsünü ucuza getirmek.. Diğer yerlere kendi başınıza gitmek yarı yarıya kar etmek demek.. Nehir tekne gezisi için Charles köprüsü ayaklarından bilet alabilirsiniz.. Çevre geziler için Vaklav Havel caddesinin meydana açılan bölümünde bir dolu küçük büfe gibi yerlerde ucuz turlar var..
          7- Karlovy Vary'de beldenin sularının katılımıyla yapılmış cilt ürünleri satan dükkanlardan nemlendirici vs. alın.. çok iyi..                                                                                             




U(YKSZ)

6 yorum:

Godsyndrome dedi ki...

Gezi yazısı nasıl yazılır görsün birileri! Yok siyah bira içiyormuş da kabardıkça kabarıyomuş gibi teknik ayrıntılar yerine gargoy desin resim desin heykel desin.Ellerine sağlık müdürcüm :D

UYKUSUZ// UYURGEZER dedi ki...

Oyy.. Godsy'm ne ettin!!!!!Bu uyurgezer..şimdi...Hoy...hoy...
Teşekkür ederim canımın içi..
U(YKSZ)

UYKUSUZ// UYURGEZER dedi ki...

küstüm godsy :( 100 yıl konusmıycam :/ UYRGZR-.-

Godsyndrome dedi ki...

Niye küsüyon? sen köpeee fotraflayamadın biz sana küstük mü? Bu köpeğe niye bu kadar taktım onu da çözemedim gerçi.
(Gel barışalım artık)

NEŞELİ VE İNCİLİ GÜNLER dedi ki...

İlk yurt dışı seyahatimi bu yaz,Prag'a yaptım.Çok beğendik..Karlovy Vary masal gibi tıpkı..

UYKUSUZ// UYURGEZER dedi ki...

Haklısınız Neşeli ve İncili Günler, fırsatım olursa bir de kış mevsiminde gitmek istediğim ender yerlerden biri.

U(KSZ)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...