Aralık 03, 2012

kestane gürgen palamut


Yüzüme yayılmış bi gülümseme ile uyandım bu sabah.. almış başını gitmiş, gözlerimi geçmiş-kapalı olduğundan zahir, sonra oraya da bulaştı- kaşlarıma, saçlarıma bulaşmış bi gülümseme.. Hiç bozmadan kalktım aynaya baktım, basbayağı gülümseme işte. Yüzümü yıkarken biraz rahatsız oldu, çekildi içime oturdu. Pencereyi açtım gitmez, balkona çıktım-rüzgara rağmen- gitmez, salondan odaya odadan mutfağa geçtim..yok..duruyo..bi iki lokma attım, doymadı karnım, sanki onu besledim. Oturup geçmesini de bekleyemedim, çaresiz çıktım sokağa.
Mahallenin köpeği çöplerin buluştuğu bidonların yanına uzanmış yatıyordu. Üşenmedi, adımlarımın dibinde, sokak başına kadar eşlik etti. Caddeden karşıya geçerken ben, kuyruğunu sallayıp hala bana bakıyordu. Durakta, montunun yakasını kaldırıp kulaklarını rüzgardan korumaya çalışan adam, bir adım geri çekilip yol verdi. Patlamış atom bombasının dağılmayan bulutu gibi bu gülümseme, ne yapsam, ne etsem benimle.
En ön sıraya attım kendimi otobüste. Gelen geçenin gözü bende.  Durup dururken torununu anlatmaya başladı yanımdaki yaşlı teyze. Çalışıyormuş maliyede. Maaşı dolgun, boyu posu hallice. Huyu suyu şahane. Diyemiyorum, bana ne..O konuşuyor, şişindikçe şişiniyor benim gülümseme. Dışarı dar attım kendimi nihayetinde. Çok sordu soruşturdu, vermedim ne bir isim ne de bir ipucu teyzeye.
Sarı, kızıl yapraklar caddede. Kimi kümelenmiş bir köşede..Rüzgara kapılıp birbirinin ucuna dikilmişler gibi dönüp duruyor, bazen yürüyenlerin ardına takılıyor kimi de.. Belediye işçileri yapraklarla boğuşmaktan vazgeçmiş, süpürgelerine dayanmış sigara tüttürmekte. Baktım, onların da başlarında avare bi gülümseme.
Burnumun ucuna düşünce yağmurdan bi damla, rüzgar kesti sesini. Kağıt mendil satan kadından yaptım aylık alışverişimi. Tartıcı çocuk ortalarda yok yaz gitti gideli. Yara bandı satan amca, üstü kapalı geçide gitmiş besbelli. O sıra bi kız durdurdu beni pardösülü. Sordu, “numune’ye en kestirme yol neresi” Dedim, söylerim ama al şu içimdeki gülümsemeyi. İhtiyacı da varmış, kırmadı sağolsun. Yolu söyledim, yaptık duygusal mübadeleyi. Ardından baktım dönünceye dek köşeyi. O, dans eden yaprakları ekledi peşine, ben yağmurla doldurdum boş kalan yeri.
 U(YKSZ)

5 yorum:

Godsyndrome dedi ki...

Bu ne güzel bi yazı böyle, hep gülümse :)

UYKUSUZ// UYURGEZER dedi ki...

deli diyolar ama:))

Godsyndrome dedi ki...

desinler değişme sen

özlem öztürk dedi ki...

Çok sevdim:) Hele üşenmeyip köşeye kadar yolcuyu uğurlayan köpek!
Bu arada kitaplık da çok güzel:)

UYKUSUZ// UYURGEZER dedi ki...

Özlem Öztürk: E, mutluluk bulaşıyor bi şekilde:)) teşekkürler duygunuzu-düşüncenizi paylaştığınız için. Sevgiler.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...